HABERLER

Bizden, Sektörel ve Basından Haberler
04/04/2026 - Sektörel Haberler

MMO 51. Olağan Genel Kurulu Ankara'da Yapıldı


TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın (MMO) 51. Olağan Genel Kurulu ve seçimleri demokrasi şenliği atmosferinde, 4-5 Nisan 2026 tarihlerinde Ankara’da yapıldı.

Genel kurul seçimleri Demokrat Mühendisler’in adaylarını içeren tek liste üzerinden yapıldı. Seçimler sonucunda Odanın yeni Yönetim, Onur, Denetleme Kurulları ve MMO’yu TMMOB Genel Kurulu (100 delege), Yönetim Kurulu, Yüksek Onur ve Denetleme Kurullarında temsil edecekler blok olarak seçildi.

Seçimler sonucunda Oda Yönetim Kurulu asıl üyeliklerine Yunus Yener, Bedri Tekin, Seyit Ali Korkmaz, Erhan İğneli, Elif Öztürk, Harun Erpolat, Deniz Alp Yılmaz, yedek üyeliklere Salim Melih Şahin, Cenk Abdülkerim Lişesivdin, Evren Çekin, İzzet Seferbeyoğlu, Emre Aydın, Salihcan Alpaslan, Umut Kurt; Odayı TMMOB Yönetim Kurulu’nda temsil için Ali Ekber Çakar, Hüseyin Atıcı, İbrahim Muhsin Tataroğlu; TMMOB Yüksek Onur Kurulu’na Uğur Ayken, TMMOB Denetleme Kurulu’na Ali Haydar Karaçam; Oda Onur Kurulu asıl üyeliklerine Mehmet Özsakarya, Sadettin Özkalender, Seyfettin Avcı, Ahmet Turan Dörtdemir, Nergiz Bilgin; yedek üyeliklere Tefik Demirçalı, Birhan Şahin, Ahmet İhsan Taşkınsel, Naci Erçolak, Cemal Ahmet Akçakaya; Oda Denetleme Kurulu asıl üyeliklerine Osman Çakıl, Ahmet İlbaşı, Haydar Şahin, Aydın Güçkıran, Tuncay Korkmaz, Erdal Taş, Fikret Çaral, Arife Kurtoğlu, Haluk Altay, Gürsel Yayla, Hakan Subaşı, Mehmet Sarıca, Neşet Aykanat, Çetin Sözal, Esra Elitaş; yedek üyeliklere Adil Kesten, Hüseyin Dincer, Niyazi Oğuz, Hüseyin Kalantor, Zehra Güneş, Cumali Serdar Sönmez, İbrahim Özçakır, Şayende Yılmaz, Selda Ünver, Mehmet Ünal Şenyurt, Özgür Selçuk, Erkan Özbakır, Çetin Külah, Barış İnce, Sinan Öztemel seçildiler.

Oda Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan Vekili, Sekreter ve Sayman üyelerinin belirleneceği görev dağılımı, Yönetim Kurulu’nun ilk toplantısında belirlenerek kamuoyuna duyurulacağını bildirdi.

Genel kurulda Oda yönetmelikleri, Oda bütçesi, TMMOB İl-İlçe Koordinasyon Kurulları, Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik, serbest müşavir ve mühendisler, yapay zekâ, mühendislik firmaları ve kurumlarda kadın mühendislere yönelik taciz ve mobbing, çocuk işçilik, mühendis-mimar-şehir plancıları taban ücreti, teknik işlerde mühendis istihdamı, kamuda çalışan mühendislerin ücretleri ve üye ilişkilerini geliştirme ve TMMOB Yasası’nı değiştirme girişimlerine karşı mücadele konuları üzerine önergeler kabul edildi.

Genel kurulda Orta Doğu’da savaş, Kürt sorunu ve mühendislik sorunları; NATO zirvesi; ABD emperyalizmi ile Siyonist İsrail’in Venezuela’ya, Gazze’ye, Batı Şeria’ya, İran’a, Lübnan’a saldırılarını ve Küba’ya yönelik ablukayı kınayan; işgal, saldırı ve tehdit altındaki tüm halklarla antiemperyalist dayanışmayı içerikli önergeler de kabul edildi.

 

TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

51. OLAĞAN GENEL KURUL SONUÇ BİLDİRİSİ

TMMOB Makina Mühendisleri Odası 51. Olağan Genel Kurulu 4-5 Nisan 2026 tarihinde yapılmıştır. Genel kurulda, iki yıl önceki genel kuruldan bu yana yapılan çalışmaları içeren 50. Dönem Çalışma Raporu ile ülke ve dünya durumu değerlendirilmiş; önümüzdeki yeni çalışma dönemine dair öneriler ve önergeler görüşülerek gerekli kararlar alınmış; Oda ve TMMOB organlarında görev alacak arkadaşlarımız seçilmiştir. Daha güçlü bir Oda ve üreten, sanayileşen, kalkınan, hakça bölüşen bağımsız, demokratik bir Türkiye için mücadelenin sürdürülmesi gerekliliğine işaret edilen genel kurulda, aşağıdaki sonuç bildirisinin örgütümüz ve kamuoyuna sunulması oybirliği ile kararlaştırmıştır.

Trump yönetimiyle birlikte emperyalizmin yeni bir dönemine girilmiştir. ABD, devlet güdümlü planlı politikalarla yükselişe geçen Çin ile rekabet edebilmek ve yaşadığı güç yitimini durdurmak için sanayi üretimini sınırlar içine çekmek, gümrük tarifeleri ve askeri güç kullanımı yoluyla başka ülkelerin kaynakları ve ticaret yolları üzerinde kontrol kurmayı amaçlamaktadır. Bu siyasetin en açık örnekleri ABD’nin Kanada ve Grönland yanı sıra Panama Kanalı, Venezuela, Küba, Meksika, Kolombiya başta olmak üzere Latin Amerika’ya ve İsrail ile birlikte Filistin/Gazze, Yemen, Lübnan ve İran’a yönelik saldırganlığı olmuştur. Dünya yeni sıcak ve soğuk savaşlar dönemindedir. Küresel rekabet teknoloji, finans, üretim coğrafyaları, enerji, doğal kaynaklar, girdiler, jeopolitik altyapı, ticaret yolları, askeri sanayi, nükleer boyutlu silahlanma yarışı, büyük savaşlara hazırlık ve planlı bölgesel savaşlar üzerinden yürütülmektedir.

Emperyalizmin yıkım siyasetinin en çok yansıdığı bölgemizdeki durum çok acı ve kanlıdır. Filistin’de Gazze’nin baştan aşağı yıkılması ve yine Filistin-Batı Şeria’da ve Suriye’de toprak ilhaklarına yeni parçaların eklenmesi, Suriye’deki iktidar değişimi, İran’a askeri müdahale ve bağlantılı gelişmelerin gösterdiği gibi Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kurgusu bitmemiştir. ABD’nin Orta Doğu temsilcisinin “ulus-devletleri engel” olarak ilan etmesi, “yeni bir bölgesel düzenleme zamanının geldiği” vb. sözleri ile uzun bir süreden beri İsrail’den yapılan benzer açıklama ve girişimler, bölgemiz ve ülkemiz için uyarı işaretleridir.

ABD Orta Doğu için yönetilmesi kolay monarşileri dize getirmektedir. Saray iktidarı da “Ümmet birliği” yönelimiyle bu projeksiyon ile uyum içindedir. İktidarın Afganistan, Irak, Libya, Suriye’de emperyalizme verdiği destek ile BOP eş başkanlığı övgüsü, emperyalist projeksiyona teslimiyetin açık örnekleri arasında yer almıştır. Trump’ın Gazze’nin yıkımını tescilleyen ve bir yönüyle de Birleşmiş Millletler’e karşı oluşturduğu sözde “Barış Kurulu”nda yer almak, meşruiyeti Beyaz Sarayda aramak, Trump’la görüşmede ele alınan konular ve verilen tavizler, iktidarın emperyalizme bağımlılık düzeyini göstermektedir.

Dünyada ve bölgemizdeki durum halklar açısından sosyal hak kayıpları, işsizlik, yoksullaşma, açlık, toplumsal parçalanma, mülteci akınları, insanlık dışı yaşam koşulları ve kitlesel ölümlere yol açmaktadır. Ancak bu olumsuzluklar aynı zamanda geniş kitleler tarafından sorgulanmakta; başka bir dünya özleminin yayılmasına neden olmakta; sömürüsüz, savaşsız, barışçı bir seçeneğini halkların önüne koymaktadır. Bizim yerimiz de safımız da burasıdır.

Genel kurul olarak ABD emperyalizmi ve Siyonist İsrail’i şiddetle kınıyor; Venezuela, Filistin, İran, Lübnan, Yemen, Küba ve tehdit altındaki tüm halklar ile dayanışmamızı ifade ediyoruz.

Emperyalizme bağımlılığı ve militarist politikaları reddediyoruz. NATO’dan çıkılmalı, ülkemizdeki tüm ABD-NATO üsleri kapatılmalıdır. Ülkede, bölgede, dünyada barış ve halkların kardeşçe yaşamını savunuyoruz. Savaşlara, işgallere, emperyalist ve her türden yayılmacılığa karşı çıkıyoruz. Ülkelerin içişlerine karışılmamalı, bağımsızlık ve egemenlik haklarına saygı duyulmalıdır.

Emperyalizmin desteklediği AKP iktidarında Cumhuriyet dönemindeki tüm olumlu gelişmeleri tasfiye eden karşı-devrimci bir rejim değişikliği olmuştur. Laiklik, demokrasi, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, sosyal hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler, liyakat normu, kamunun tüm olumlu işlevleri tasfiye edilmiştir. Yoğun dinselleştirme, parti devleti, tek kişi egemenliği, kuralsız, keyfi bir yönetim söz konusudur.

Büyüyen bütçe açıkları, ödenek üstü harcamalar, yüksek dış borçlara ve sıcak para girişlerine verilen yüksek faiz ödemeleri ile sermayeye sunulan destekler halkımızdan toplanan yeni vergi ve cezalarla karşılanmaktadır. Döviz kuru-faiz-enflasyon sarmalı ile rant politikaları ülkemiz ve halkımızın yoksullaşmasına, geleceğimizin karartılmasına yol açmaktadır.

Serbestleştirme–özelleştirmelerle üretim yapısı tahrip edilmiş; kamusal üretim, kamusal hizmet ve denetimin tasfiyesi, fason-taşeron üretim, üretimin ithal girdilere bağımlılığı ve rant ekonomisi ülkemizi sanayisizleştirmiş, tarımı mahvetmiş, mühendisliği değersizleştirmiştir. Sanayinin merkezinde yer alan imalat sanayii gerilemektedir. Üretim, ucuz emeğe dayalıdır.

Bir dizi gerici değişim-dönüşümle sömürü, kuralsızlaşma, yozlaşma, çürüme had safhaya ulaşmıştır. Gelir dağılımı daha da bozulmuş, vergi adaletsizliği artmış, çalışan yoksullaşması hızlanmış, esnek-güvencesiz çalışma biçimleri yaygınlaşmıştır.

Eğitime ayrılan bütçenin toplam bütçe içerisindeki payının günden güne azaldığı, her ile bir üniversite mantığıyla yeterli akademik kadrolar ve fiziksel koşullar sağlanmaksızın açılan üniversiteler ve gün geçtikçe gericileştirilen, piyasalaştırılan ve bilimsellikten uzaklaştırılan eğitim müfredatları ile niteliği azalan mühendislik eğitimine bir darbe de lisans eğitiminin 3 yıla sıkıştırılması önerisiyle vurulmaya çalışılmaktadır.

Diplomalı, genç ve kadın işsizliği artmıştır. Geleceksizlik sorunu yakıcıdır. Nitelikli işgücünün yurtdışına gidişi “varsın gitsinler” kayıtsızlığıyla karşılanmıştır. Liyakate, bilgiye, deneyime değer verilmediği, kayırmacılık ve biatın hâkim olduğu bir yapı söz konusudur.

Yasama işlevsizleştirilmiş, yargı yandaşlıkla belirlenir olmuştur. Temel hak ve özgürlükler, basın özgürlüğü, halk iradesi, seçmen iradesi ayaklar altına alınmıştır.

KHK uygulamaları can yakar şekilde sürmekte olup yargı süreçleri sonuçlandırılmayarak meslektaşlarımızın işlerine iade süreçleri sürüncemede bırakılmaktadır.

Cumhuriyetin iktisadi ve sosyal kazanımları, demokrasi, laiklik ve hukukun üstünlüğü tasfiye edilmiştir. Kurucu değerlere sürekli hakaret edilmektedir.

“Şeriat, hilafet, ümmet” söylem ve gösterileri, gericiliğin tarihsel öç alma siyasetinin bir parçasıdır ve rejim değişikliğinin programatik, karakteristik boyutlarına işaret etmektedir.

Laiklik, Cumhuriyet’in temel direği ve kadınların eşit yurttaşlık haklarının da en güçlü teminatıdır. Bu ilke sayesinde, kadınların miras ve mülkiyet hakkı başta olmak üzere tüm medeni hakları, din ve inanç farklılıklarından bağımsız, eşit şekilde güvence altına alınmıştır. Her gün yeni bir yargı paketiyle ortaya çıkan iktidar, kadınların kazanılmış haklarına saldırmaktadır.

Kürt sorununun çözümüne yönelik olarak 2025 yılı itibarıyla yeniden başlatılan sürecin siyasal iktidarın tekelinden çıkarılması ve tüm Türkiye halklarının sürece aktif biçimde dahil edilmesi ve geniş bir toplumsal mutabakatın sağlanması kalıcı bir barışın inşasında elzemdir. Anadilin eğitimde ve kamusal alanda özgürce kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması, temel hak ve özgürlüklerin evrensel hukuk normları çerçevesinde güvence altına alınması ve sorunun demokratik, barışçıl, şeffaf ve kapsayıcı yöntemlerle ele alınması, kalıcı toplumsal barışın tesisi açısından ertelenemez bir gerekliliktir.

Yapılan her şey, iktidar ve çevresinin zenginleşmesi ve her türlü hukuk dışılık ve zorbalıkla iktidarın ömrünü uzatmak içindir. TMMOB ve diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yasalarının değiştirilmek isteneceği yeni Anayasa girişimi de bu kapsamdadır.

Sınaî ve tarımsal üretim yapısının bozulmasından ücretler üzerinde oluşturulan baskıya, yüksek işsizliğe, dayanılmaz hayat pahalılığına, artan iş ve kadın cinayetlerine, kadın-çocuk tecavüzlerine, tren kazalarına, orman ve tesis yangınlarına, depremlere, sellere karşı tedbirsizliğin sonuçlarına dek iktidarın yıkıcılığı, kendini birçok alanda göstermektedir.

Öğrencisinden çalışanına emeklisine varana dek halk zam üstüne yapılan zamdan, ülke varlıklarının peşkeş çekilmesinden, sefalet ücretlerinden, işsizlikten, yoksulluktan, gıda, giysi, konut fiyatları ve kiraların yüksekliğinden bunalmaktadır. Toplumsal bir bunalım söz konusudur. İnsanca bir yaşam, dile getirilen ortak istemdir.

Yayılan işçi direnişleri, üniversite öğrencilerinin, öğretim üyelerinin direnişleri, Akbelen’den Cerattepe’ye sayısız yerel halk direnişi, kadınların, emeklilerin direnişleri, emeklilerin feryatları, çiftçilerin, esnafın, işsiz gençlerin, işsizlik ve geleceksizlik kaygısı içindeki yükseköğrenim gençliğinin ve mutlak yoksulluk içindeki insanlarımızın tepkileri dinmiyor, artıyor. Halkın tepkisi şiddetle bastırılmaya çalışılmakta ise de umut bu direnen toplumsallıktadır. Umut tepkilerin daha da yükselerek birleşik bir kanala akmasında, emperyalizmden bağımsızlığı sağlayacak bir siyasi iradenin oluşumunda, halkçı toplumcu planlama-kalkınma politikaları ve her alanda kamusal denetim ağlarının hâkim olmasındadır. Mevcut durumdan çıkış bu yöndeki bir demokratikleşmeden geçmektedir. Sömürü ağları ile devlet-siyaset-tarikat/cemaat-medya-mafya ilişkilerinin tasfiye edileceği; emeğin, bilimin, laikliğin aydınlatacağı başka bir Türkiye mücadelesi dışında bir yol yoktur. Bizim safımız da burasıdır.

Ülkemizdeki genel durum, iktidarın mutlaka durdurulması gereken bir tahribat ve yıkım siyaseti izlediğini gösteriyor. Emperyalizmden, kapitalizmin küresel ağlarından, neoliberalizmden, serbest piyasa ekonomisinden ve rant imparatorluğundan kurtulmadıkça ülkemizin, halkımızın refaha ulaşması mümkün değildir.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, tüm zorbalıklara karşın süren toplumsal direniş dalgası içinde, halk egemenliği/halk demokrasisi, eşitlikçi, sömürüsüz, laik, bilimin aydınlatıp geliştirdiği, üreten, kalkınan, barış ve kardeşlik içindeki bağımsız bir Türkiye için mücadele kararlılığını sürdürecektir.

Genel kurulumuz, emperyalizme, kapitalizme/neoliberalizme, faşizme, militarizme ve siyasal İslamcı iktidara karşı birlik, mücadele, dayanışma, demokrasi platformu ve Cumhuriyetçi, laik, demokratik, halkçı, toplumcu/kamucu bir yanıt olmuştur.

Genel kurulumuz, emek ve demokrasi güçlerinin bu zeminde birliğine; sömürü-zulüm iktidarından kurtuluşun toplumsal gereksinimleri esas alan kamucu politikalar temeli üzerinde kurulacak başka bir Türkiye için mücadele ile sağlanabileceğine işaret etmiştir.

Genel kurulumuz, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve TMMOB Yasası’nın değiştirilmesinin sürekli gündemde tutulduğu koşullarda Odamız ve TMMOB’mizin özerk demokratik yerinden yönetim yapısının korunarak sürdürülmesi için mücadeleyi tarihi bir sorumluluk olarak tekrar önümüze koymuştur.

Genel kurulumuz, ülke, kamu/toplum ve meslek-meslektaş çıkarları bütünlüğünü, meslek onuru ve saygınlığını, meslektaşlarımızın özlük ve tüm ekonomik sosyal haklarını kararlılıkla savunmaya devam etme iradesini bir kez daha ortaya koymuştur.

Odamız hukuksuz bir şekilde özgürlüklerinden mahrum bırakılan yurttaşlarımız, arkadaşlarımız, dostlarımızla dayanışma içinde olmaya devam edecektir.

Yaşasın bağımsız, laik demokratik Türkiye mücadelemiz.

Yaşasın MMO, Yaşasın TMMOB, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz.

TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

51. OLAĞAN GENEL KURULU



300x200

Etkinlikler

MTMD ve sektörel etkinlikler takvimini burada bulabilirsiniz. Daha fazla bilgi için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

Etkinlikler Takvimi